Favthumbs
Sonunda oldu!
İstediğim şeyi yapan oldu. Sık Kullanılan’larımda o kadar çok link var ki. Ne kadar düzenlesem de kimisi bana bir şey ifade etmiyordu.Hep diyordum ki “bir site şu linkleri alıp bir önizlemeyle beraber bana hepsini gösterse, ben de aradığımı rahat bulsam…”
Favthumbs tam olarak aklımdan geçeni yapmış. Teşekkür ediyorum kendilerine!
Kullanımı çok basit Favthumbs.com’a giriyorsunuz. del.icio.us hesabınızla giriş yapıyorsunuz. Hesabınızda bulunan tüm linkler, sitelerin önizlemeleriyle önünüze geliyor. Görüntülerin boyutunu büyütüp küçültebiliyorsunuz. Etiketlerinize göre gruplayabiliyorsunuz. Grid ya da carousel görünümle sayfaları görebiliyorsunuz.
Yapanın eline sağlık.
Bu Hafta/21-27 Temmuz 2008
21 Temmuz 08
Otelde güzel bir kahvaltı yapıp işe gidiyorum. Kahvaltı yapmak beni hep mutlu ediyor. İşe daha zinde ve mutlu gidiyorum.
22 Temmuz 08
Ofise davetiye geliyor. Batman Kara Şövalye (The Dark Knight) ‘nin İstinye AFM IMAX‘te özel gösterime katılıyorum. Film, IMDB Top 250 listesinde 1. sıraya yerleşecek kadar müthiş. Batman rolünde Christian Bale izliyoruz. Ancak bana göre başrolde Joker rolündeki Heath Ledger var. Bir psikopat ancak bu kadar iyi canlandırılabilir. Filmin konusuna gelince ” Teğmen Jim Gordon’un ve yeni Bölge Savcısı Harvey Dent’in yardımını alan Batman, Gotham City’deki organize suçu tamamen yok etmek için harekete geçer. Üçlü ittifak başlangıçta etkili olur ancak kısa süre sonra kendilerini, yükselişteki bir suç dahisinin avı olarak bulurlar. Joker diye bilinen suçlu, Gotham’ı anarşiye boğar ve Kara Şövalye’yi, kahraman ve kanun dışı suç savaşçısı arasındaki ince çizgiyi geçmeye bir adım daha yaklaştırır.” (Sinema.com’dan alıntıdır * )
Film sırasında ablamdan mesaj geliyor “Artık tuvaletimiz yok, ona göre gel”
23 Temmuz 08
İş çıkışı tüm alışveriş merkezlerine uğrayarak eve gidiyorum. Hadi banyoyu bir şekilde hallediyorduk ama tuvaletsizlik çok zor
24 Temmuz 08
Ofisten iki arkadaş tatile çıkacak. İşleri hızlandırmak için uğraşıyoruz.
25 Temmuz 08
Bitmeyen işler için ofiste terör estiriliyor
Gün içinde beni en mutlu eden haber tuvaletin ve banyonun takılması. Arriva riva yeppa yeppa!
26 Temmuz 08
Haftasonu ne güzel şey! Rahat rahat kahvaltı yapıyorum. Sünger Bob izliyorum. Tesisatçı gelecek evde takılıyorum.
Bir de parke için ölçü almaya gelecek. Battı balık yan gider!
27 Temmuz 08
Pazarları çok seviyorum. Geç saatte kalkıyorum. Sağlam bir kahvaltı yapıyorum. Saatlerce gazete okuyorum. Bu ritüele bayılıyorum!
Keyfimiz bittikten sonra toz toprak altındaki evimizi temizler gibi yapıyoruz. Tam temizleyemiyoruz çünkü salı günü duşakabin gelecek, mutfak yapılacak, parke yapılacak. İş çoook!
Pfhh
14-20 Temmuz 2008
14 Temmuz ’08
Emel’in son gecesi Taksim’de Onur ve Alp’le buluştuk. Önce Burger King‘de bir şeyler yedik. Sonra Lambo‘da bir şeyler içtik. Lambo’daki Erasmus’çu kızlar Alp’in başını döndürdü:) Zor zaptettik! Özlemişim birlikte takılmayı. Bu arada da evde yıkım başladı. Tüüüm evi yıktırıp yaptırıyoruz. Eve geldiğimde banyonun fayansları yıkılmış sadece tuvalet pamuk ipliğiyle tutturulmuştu. Bu da bir şeydir. Üst komşum üç dört gün tuvaletsiz kalmıştı.
15 Temmuz ’08
Yeni başladığımız bir sitenin tasarımı bitti. Önizlemesini müşteriye yolladık.
16 Temmuz ’08
Başka bir web sitesinde ölçü birimleri girilmemiş yaklaşık ikibin verinin birimlerini girdim. Pfhhh
17 Temmuz ’08
Mutfak lavabosunda saçlarımı yıkama zevkine nail oldum! Çok zevkli tavsiye ederim.
18 Temmuz ’08
Bugün o lavabo da yok
19 Temmuz ’08
Artık leğende yıkanıyoruz! Rahatlığı ne kadar benimsemişiz ki bundan 15-20 yıl öncesi normal olan aktiviteleri yadırgıyoruz. Bu da çok eğlenceli oluyor:P Giderlerinizin kıymetini bilin!
20 Temmuz ’08
Benim zeki annem sigortayı aradı. “Çok madur durumdayız, otel anlaşmanız var mı?” Varmış gerçekten. Sigorta sağolsun -tabii annemin cinliğini de azımsamamak lazım- bizi Mim Otel‘e yolluyorlar. Otele gitmeden üniversiteden arkadaşlarımla buluşmam var. Gitmeden bir kez daha leğenin şenlikli havasında yıkanıp çıkıyorum:) Duygu ve Hatice’yle Bakırköy’de buluştuk. Capacity’de takıldıktan sonra sahilde bir tur attık Son dedikoları dinledikten sonra otele gitmek için Taksim’e geçtim. Annemlerle buluşup bir şeyler yedim. Ardından otele doğru yola çıktık. Biraz eski bir otel ama banyosu var en azından:) Güzeeel bir duştan sonra direkt uykuya daldım.
Sky
Bu sıralar bir müşteriden cevap gelmesini bekliyorum. O gelene kadar da ofiste boş durmayım diye Photoshop’la uğraşıyorum, eğitselleri deniyorum. Şu eğitselden fikirle yola çıktım. Bu çalışma çıktı ortaya.
Turkcell ve Vodafone burada Avea nerede?
En son gördüğüm ve dönüp dönüp baktığım iki tane 3 boyutlu reklamı paylaşmadan geçemeyeceğim.
İşte karşınızda kahraman tavuk! Taksim Meydanı’ndan Beyoğlu’na giderken koca, gıdıklanası göbeğiyle, bir kaç açıdan yapılan ışıklandırmayla reklamı farketmemek imkansız.
Aynı tavuğu Cevizlibağ ve Nispetiye’de de gördüm. Şahanlı reklamlarla da gözümüzün içinde sokulan tavuk uzun süre akıllardan çıkmayacak gibi görünüyor.
Reklamın ajansı Alameti Farika
Turcell reklamları kadar kışkırtıcı olmasa da tv reklamını sokağa taşımak adına yapılmış güzel bir çalışama da Vodafone’dan geliyor. Mecidiyeköy’de yer alan oklar Levent, Beşiktaş, Taksim, Çağlayan’ı gösteriyor. Altında da”Her yöne sadece 1 kontör” yazıyor.
Reklamın ajansı Manajans/JWT
Peki tüm bunlar olurken Avea ne yapıyor?
Bu Hafta/7-13 Temmuz 2008
7 Temmuz 2008
Ansayfanın kodlaması bitti.
8 Temmuz 2008
İç sayfaların kodlaması bitti.
9 Temmuz 2008
Hazırladığım siteyi kısıtlı yayına aldım.
10 Temmuz 2008
I love fr(ee)idays!
11 Temmuz 2008
Üniversiteden arkadaşım Emel, İzmir’den geldi. Yarın bir arkadaşının nikahı var, onu evlendirmeye gelmiş:P
İş çıkışı Taksim’de buluştuk.Önce Çılgın‘da dürüm yedik. Biraz Taksim turundan sonra Leyla Teras’a gidip birer bol sulandırılmış bira içtik:) Sonra “niye daha önce aklıma gelmedi ki” dediğim Araf‘a geçtik. Deliler gibi dansettikten sonra çıktık eve geldik. Emel “banyonun önündeki halı ıslak” dedi. Ablam banyo yapmışşa su taşmış olabilir diye diye düşünüp umursamadım.
12 Temmuz 2008
Güne ıslak bir koridorla ve ablamın başucuma bıraktığı notla başladım.”Gözde’cim benim çıkmam lazım, boru çatlamış, sigortadan adamları çağır gelip baksınlar”. Bir baktım duvarlar, odamın girişi de ıslanmış. Alt komşunun kapımı çalması yakındır. Ne şahane cumartesi! Saat 11.00 gibi kaydımı yaptırdım. Tesisatçılar 17.30 gibi geldi.
Binanın tesisatı çürümüş zaten biliyorum. Tesisatın tamamen sökülmesi lazım. Ne zamandır yaptırmak istiyorduk ama erteliyorduk. Buraya kadarmış:P Yakın zamanda üst komşum da banyosunu yaptırdı ve çok zorluk çekti. Tuvaleti ve banyoyu bir hafta kadar kullanamadı. Bildiğimden, adamlar gelmeden banyoya attım kendimi. Terlemek, kirlenmek, kokmak ikinci bir emre kadar yasak! Sigorta eksperinin haftasonu çalışmaması bir şanssızlık ki adamlar sadece su sızdıran boruları devre dışı bırakıp gittiler. Değinmeden geçemeyeceğim. Ellerinde bir cihaz vardı. Dibibip dibibip sesi eşliğinde boruyu buldular. Yanlarında da delici getirmişler bir saatte yeri kazıdılar, çatlayan boruyu iptal ettiler, molozları toplarlayıp gittiler. Üst komşum bayağı bir sıkıntı çekmişti. Ustadan ustaya fark var dedikleri bu olsa gerek. Eksperin raporundan sonra da tüm banyo, mutfak tesisatı sökülüp takılacak. Sonra fayans döşenecek. Pfhhh. Umarım korktuğum kadar zorlu geçmez.
13 Temmuz 2008
İş yerinden Emrah’ın nikahı, akşama da fasıllı eğlencesi vardı. Çok zevkli geçti. İkisi çok tatlı bir çift olmuştu. Mutlulukları daim olsun.
3 Boyutlu Reklam
3 boyutlu reklamlar, “vay bee” dedirten reklamlar oluyor genelde. Şehrin göbeğinde giderken birden bire karşınıza çıkıyor. Özellikle Taksim, Mecidiyeköy, Bakırköy gibi işlek caddeleri olan semtlerde yer alıyor.
Hangi ajans yapar, nasıl yapar bilmiyorum henüz ama kim düşündüyse çok akıllıca bir davranış olduğu kesin. Markayı sokakta bizimle yürütmesi, aynı nefesi aldırması markayı beynimize kazıyor.
Otto Santral
Efes Pilsen One Love (1) (2)’ın Santral İstanbul’da yapılması sayesinde adını çokça duyduğum Otto Santral‘i de görmüş oldum. Yüksek tavanlı, güzel dekorlu, ferah bir mekan. Disko topu favorim oldu:) Tasarımda, mekanın ortakları Erol Türkoğlu ve Nevzat Atasoy’un parmakları var.
Stretch Break
Stretch Break, uzun süre bilgisayar başında kalanlar için egzersiz yapmaya yardımcı olan bir yazılım.
Program belli zaman aralıklarında monitörde belirip, ayarlanan sayıda egzersizi yapmaya yardımcı oluyor.
Özellikle bilgisayar başındayken işe dalıp da unutulan boyun, göz, bilek sırt kaslarını rahatlatıcı hareketleri yaptırıp zamanla oluşabilecek ağrıların önlenmesine yardımcı oluyor.
Mesela benimki her yarım saatte bir 4 farklı hareket yaptırıyor. Programın çalıştığı sırada meditasyon müziği dinlemek de seçimlerim arasında. Başladığı anda işi bırakamayacak durumda da olabilirsiniz. Hiç sorun değil, geciktirme ya da erteleme seçeneği var! Kapanıştaki ergonomi ipuçları da bilgisayar karşısında doğru oturma pozisyonlarını hatırlatıyor.
Bu program sayesinde hem “spor yapmaya vakit bulamıyorum” bahanesi -en azından ofis içinde- yalan oluyor, hem
ofiste herkesin yarım saatte bir hareket yapması çok eğlenceli bir toplu aktiviteye dönüşüyor, hem de zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.
Programın demosu 10 günlük. Satın almak isterseniz 44$ veriyorsunuz. Tüm şirket çalışanlarına almak isteyebilirsiniz. Bu durumda da toplu indirim söz konusu. http://www.paratec.com/corp.htm
Bir de çocuk versiyonu var.Ücretsiz. Çaktırmayın ama hareketlerin yetişkinlerin hareketleriyle hemen hemen aynı;)
http://www.paratec.com/sbform/kidsform.htm
İleride fıtıktan kırılmamak için şiddetle tavsiye edilir!
Efes Pilsen One Love (2)
22 Haziran 2008 / Gypsy Patlasın Punk Oynasın!
Önceki gecenin yorgunluğuyla ertesi gün kendime gelmem kolay olmadı.
Ama Shantel var işin ucunda. Gitmem gereeeeeeeeek! Nedense tarih tekerrürden ibaret oldu ve pazar günü de alana gidişim 20.30′u buldu:) Daha giriş kapısındayken çok güzel bir trompet sesi gelmeye başladı.Yaklaştıkça sesler gitgide güzelleşti. Baktım sahnede tombik bi hatun, yanında da iki tane zenci vokalist. Arkalarında da tuba, trompet Allah ne verdiyse her türlü üflemeli alet. Fıkır fıkır bir Balkan Müziği yapıyorlar bir yandan Hip Hop duyuluyor; bir yandan da göbek atıyorlar. Şenlik vaaaaaar!
Miss Platnum Daha önce hiç dinlememiştim Miss Platnum’u. Hanım kızımız aslen Romanyalı’ymış ama Almanya’da yaşıyormuş. Hiphopımsı Balkan Müziği’nin ortaya çıkışı pek tesadüf değil gibi görünüyor.
“Give Me The Food” direkt favorim oldu.
” Give me the food, I said give me the food
Give me no fruit if you love me”
Şarkıyı kendim başta olmak üzere yemek yemeyi seven herkese armağan ediyorum. Tüm sözler burada.
MySpace sayfası: http://www.myspace.com/missplatnum
Geç gittiğim için iki üç şarkısını dinleyebildim canlı olarak Miss Platnum’un . Efes One Love’a playlistime böylesine eğlenceli bir grup eklediği için teşekkürü borç bilirim! Bugün Converse’sizliğin dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum:) Converse demişken 100.yıllarını kutlarken Türkiye’den kendilerine seçtikleri yüz Athena. Ayak ağrıtıyor meret ama yine de giyilesi. Albenisi çok:) Neyse geçelim fasülyenin nimetlerine. Çimlerde yarım saat kadar keyif yaptıktan sonra beklediğim an geldi çattı.
Ladies and Gentleman Please Welcome To Shantel!
Shantel & Bucovina Club Orcestar

Beklediğim an artık geldi! Zıplamak hoplamak her genç gibi benim de hakkım:PAlman dj, prodüktör, müzisyen Stefan Hantel’in Balkan müzik orkestrası Bucovina Club Orcestar ile muhteşem bir performans sergiledi. Ekip olarak o kadar yüksek enerjileri var ki alanda tepinmeyen kalmadı! Yaklaşık 10 dakika süren bir Disko Partizani dinledik. Herkes havaya girmiş deli gibi dans ediyorken konser bitti hoşçakalın dediler! Bis üzerine, 8 numaralı Türk forması giyip 20 dk daha konsere devam ettiler. Trampet’in üstüne su döküp ritm tuttuğu sahne şovu uzun süre hatırlanacaktır sanırım.
Not: Bucovina’nın bayan solisti Bulgar ablamıza ayrıca selam ederim.
Shantel’in web sitesi: http://www.bucovina.de/
Hani olur da açılırsa diye de Shantel’in Youtube sayfası: http://www.youtube.com/guilty76am
Gogol BordelloKiev doğumlu solist Eugene Hütz; Polonya, Macaristan, Avusturya, İtalya’da yaşam derken New York City’de yaşamaya karar vermiş ve burada Gogol Bordello’yu kurmuş. İyi ki de kurmuş.Deliler topluluğu grup sahnede bir dakika yerinde durmadı, seyircilerin durmasına da izin vermedi!
Grubun kemancısı Sergie’nin notaları, bir korsan gemisinde biraların su niyetine içildiği eğlencede gibi hissettiridi. Şovlarıyla sahneyi renklendiren vokalistler de görülmeye değerdi.
“Start Wearing Purple”la tüm One Love izleyicileri kendinden geçti… da ra da ra day!
Eugene’in sosyal içerikli mesajıyla da yazıyı bitireyim: “Size daha fazla Ramada Oteli ya da Mc Donalds değil kültürünüz lazım. Sulukule’ye sahip çıkın!”
Bayıldık kendilerine. Yine gelsinler, hep gelsinler!
Grubun resmi sitesi: http://www.gogolbordello.com/
MySpace sayfası: http://www.myspace.com/gogolbordello





.jpg)









