Gayriresmi Avrupa Turnesi: Barselona!

Performans öncesi biraz gergindim, “ya kimse gelmezse!”…

672427496 18582880054021519 4415437469450495701 nBen başka müzisyenlerin yolculuklarını hep merak ederim, fırsat buldukça da okurum/izlerim. Belki bu yazacaklarım da başkalarına ilham verir diye uzun uzun anlatıyorum, buyun sohbete 🙂 


Uzun zamandır Berlin dışında ama Avrupa içinde çalasım vardı. Merak ediyorum turne deneyimini. Bir de kulağa güzel bir fikir gibi geliyor hem gezmek, hem müzik yapmak. İki sevdiğim şey bir arada! 


Ekip
İş için Barselona’ya gitme planı yaparken, kendi kendime dedim ki “neden orada çalmayayım?”. Önce Hüseyin’e haber verdim, “mekan ayarlasam gelir misin?”, hiç ikiletmedi bile! Sonra mekan arayışına girdim.  Mekanın videolarında davul seti görünce “acaba?” dedim:) Davul vardı ama zil seti yoktu. Enstrüman kiralayan yerleri araştırdım. O gün müsait olan zil seti bulunca ardından Onur dahil oldu. Üçümüz aynı şehirde yaşamadığımız için daha önce sadece bir kere stüdyoda buluşmuşluğumuz var. Ama Onur’la yıllara dayanan deneyimim olduğundan ve nasıl kolayca eşlik edebildiğini bildiğim için “yaparız” dedim! Üçümüz hiç prova almadan riske girdik. Hüseyin’le prova yaptıkça kaydedip Onur’a yolladık.


Mekan
Soranlar oldu mekanı nasıl bulduğumu:) Barcelona’da yaşayan bir arkadaşıma sordum önce. O da doğrudan mekan bilmiyordu ama müzik yapan bir kaç Türkçe müzik yapan kişinin hesabını paylaştı benimle. Sonra oturup bu kişiler nerelerde çalmış diye bakmaya başladım. Beğendiğim bir kaç yere mesaj yolladım. Çok tatlı bir kokteyl&caz kulübü olan Velvet Room ve işletmecisi Yodé ile yollarımızın kesişmesi böyle oldu. Mekan işletmecisi/organizatör ile iletişim bence bu işin en önemli parçalarından biri. Organizasyonun nasıl yapılacağı, biletlemenin nasıl olacağı, tanıtımın nasıl yapılacağı, sıkıntı olursa nasıl üstesinden gelineceği… Sizi rahat hissettirecek bir ortam ve kişiler o günün nasıl geçeceğinin en önemli ip uçları.

Lojistik
Konser günü yaklaşırken gitarı nasıl götüreceğimi araştırdım bir süre. Eğer hardcase varsa uçağın alt bölümüne alıyorlar ama bu pek de önerilen bir yol değil, çünkü başına kırılma vakası gelmiş gitar hikayeleriyle dolu forumlar. Kabine gitar alınabiliyor ama kılıfla beraber ölçüleri bir kaç santim limiti geçiyordu. Forumlardan taktikler: “İnce gitar kılıfı al, gitarı küçük göstermek için elinden geleni yap - askıları iyice uzatıp boyunu kısa göster, kılıfın gözlerine hiç bir şey koyma, bilet kontrolü sırasında zaten hep gitarla gidip geliyormuşsun gibi davran, sorulana kadar asla gitarla ilgili açıklama yapma, sorarlarsa da ‘kabine sığıyor’ de“ 😀 İşe yaradı! En ince kılıfı alıp, askıları iyice uzatıp gitarı vücudumun bir parçası gibi gösterdim. Soran bile olmadı! Sadece bir kabin görevlisi “ne kadar ince gitar” dedi 😀 

Tanıtım
İşin en zorlayıcı kısmı burası oldu. İlk olarak Instagram gönderisiyle duyurdum. Çünkü Barselona’da tanıdıklarım bir kaç kişiyle sınırlı. Onlara haber verdiğim gibi sağolsunlar duyurmama hemen yardım ettiler. Yine de bilet satışları çok yavaş ilerliyordu. Performans öncesi biraz gergindim, “ya kimse gelmezse!”… Sonra Instagram ve Facebook’tan reklam vermeye karar verdim. Son iki güne kadar biletlerin sadece yarısı gitmişti. Sanıyorum kulaktan kulağa duyurmalarla, reklamların ve son dakikacıların da etkisiyle mekanı doldurmayı başardık 🙂 

Performans Günü

IMGPerformans öncesi


Öğlene doğru Onur’la zil setini almaya gittik. Ardından Hüseyin geldi. Otel odasında biz şarkıları gitar-bas-vokal prova ederken Onur da hayali davulu çalarak hazırlandı 🙂 Sonra çıkıp yemek yemeye gittik. Yağmurlu bir gün… Yemek dönüşü biraz ıslandık, kuruyup hazırlanmak düşündüğümden uzun sürdü. Ben bir organizasyon olduğunda checklist yaparak yaşayan biriyim. Barselona’ya seyahat etmeden önce sahnede kullanmak istediğim her şeyi yanıma aldım. Ama nasıl olduysa otelden çıkarken hem gitar prosesörümü hem de şarkıların akorlarının, sıralamasının olduğu tableti unuttum! Sahnede Hüseyin’in kendi için aldığı notların olduğu, fontu küçük akorlarla baş başa kaldım. Yapacak bir şey yok, otele gidip alacak vaktimiz yok, başladık çalmaya 😀

Performans sırası

Repertuarda benim bestelerim, 90’lar ve 70’lerden şarkılar vardı. Dinleyici pür dikkat bizi dinledi. Bizim tarzımızda, sakin müzik yapan kişiler için çok büyük nimet 🙂 Gelenlerin bir kısmı şirketten yerli-yabancı arkadaşlarım. Mekandakilerin belki yarısı Türktü. Özellikle kendi şarkılarımın hikayelerini anlatmaya çalıştım ki, Türkçe bilmeyen kişiler de ne anlattığımı anlayabilsin. Repertuarı oluşturken bilenlerin eşlik edebileceği şarkılardan seçtik ki bir ağızdan söyleyebilelim. Dinleyenler önce çekindiler ama bir kaç şarkı sonra eşlik etmeye başladılar. Şarkıların hepsini ezbere bilmediğim için bir sürü hata yaptım ama yine de keyifli geçmesi için engel değildi! Arada bir 15 dk ara vermek üzere, 45 dakikadan oluşan iki set çaldık.

IMGPerformans sonrası


Dinleyiciler gelip tanıştılar bizimle. Bir çoğu, Barselona’da küçük bir Türk topluluğu olduğundan bahsetti. Bu yüzden bizim gelişimizle mutlu olmuşlar, “tekrar gelin” dediler 🙂
Dünya küçük! Ortaokuldan arkadaşım geldi, oturup uzun uzun onunla sohbet ettik.

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

 

 
 
 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

gözde berberoğlu özen (@gozdeberberoglu)’in paylaştığı bir gönderi

.

Kendime notlar
- Hem Hüseyin, hem Onur'un desteğiyle çok minnettar hissettim. İnsan, ona güvenen kişileri yanına alınca sırtı yere gelmez!
- Risk almaya devam et! Bilinmeyene yol almak insanı büyütüyor ve hareket kabiliyetini güçlendiriyor. 
- Hata yapmaktan korkma, hepsi bizim için!
- Çok şarkı çalıp akorlara bağımlı olacağına az şarkı çal ama sahneye daha güvenle çık
- Yolculuk check listini sahne öncesi de kontrol etmeyi unutma 😀

Gayriresmi Avrupa turumuz böylelikle başlamıştır! Devamı diğer Avrupa ülkelerine…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir